BOR DİNK MAHALLESİ
Ne Harım gibi namın oldu?
Ne İlaldı gibi adın duyuldu.
Oysa Kale mahallesi yolundaydı.
Ne sessizdin Dink mahallesi, Tüysüzler'in değirmeni olmasa,
Demiryolundan tren sesi duyulmazsa,
Öküz ile atlı arabada bulunmasa,
Ne sessizdi, Dink Mahallesi.
Çember çevirip ortalığı toza katarken,
Sabri amca'nın ceviz ağacını taşlarken,
Eşeğin sırtından toza yuvarlanırken,
Bizlerde olmasak ses çıkmazdı.
Ne sessizdi, Dink Mahallesi
Horhor çeşme de, sela okurken
Tavuklara cenaze namazı kılardık,
Kör İsmail Cami duvarına top atınca da
Karakilit Rasim Ağa'dan kaçardık,
Yine de ne sessizdi, Dink Mahallesi.
Şavkuların Şükrü mazarrattı ama,
Kim aşağı kalırdı ondan sonra,
Biri cızdedimi enseye, tokatlar peşi sıra,
Kaç kaça bilirsen sokaktan sokağa,
Çocukluğumuzun güzelliği idi.
Ne sessizdi, Dink Mahallesi,
Mahalle kavgasından zuladaydık,
Hacırık yokuşundan azmı kaydık?
Dambulcada batağa daldık.
Sabahtan akşama sokaktaydık.
Ne sessizdi, Dink Mahallesi.
Çim gediğinde çimerken,
Şişelere çömçe balığı dizerken,
Sapan elde Sinandıda gezerken,
Arı yuvalarını bozduk çöp ile,
Yılanları yakaladık zevk ile,
Birde biz olmasak ne olacaktı?
Ne sessizdi, Dink Mahallesi.
Okçu Suyu'nda sıra kavgası vardı.
Parkta bekçi, çocuğuz diye kovardı.
Çoban, aşşık, kalem, gazoz kapağı,
Kumar desenlerde, kim anlardı onları,
Bir de, Bor Gazozu çekişip saydırırken,
Keyfimiz tam da doruktaydı.
Ne sessizdi, Dink Mahallesi.
Ekmek damından şepe dürümü ile,
Pekmezde kaynamışsa bir yerde,
Köfterde leğen sıyırırdık, el ile,
Çömlekte pişiyorsa eğer kelle,
Gel keyfim gel de,
Yine de ne sessizdi, Dink Mahallesi.
Kapı önünü süpürür, çıkar kadınlar,
Ellerinde kirmen, oya nakış ile konuşmalar,
Güssülerin İbrahim amcada kaynak su başında,
Duyulur sesi Kurtuluş savası marşıyla,
Komşularda yardımlaşma hat safhada,
Ne sessizdi, Dink Mahallesi.
Karpit patlatıp, tenekeleri havaya dikerken,
Tren yolunda kömür toplayıp, vagona atlarken,
Dut toplayıp, elma ile İstasyonda satarken,
Yapma denileni yapmayı marifet sayardık amma!
Mesaisi bitince duyulmasa Lütfü Baba'mın sesi,
Yaşanırmıydı sende sessiz?
Şimdi bensiz Dink Mahallesi.
ÖMER FETHİ GÜRER
ÖMER FETHİ GÜRER
Niğde Alaybeyoğulları'ndan Lütfi Gürer ile Bor Tengiroğullarından Kadriye(Çınar) Gürer'in ilk çocukları olarak 20 Eylül 1957 yılında doğdu.
BOR Zafer İlkokulu, Bor ŞNP Lisesi Orta kısmı, Balıkesir Bandırma Endüstri Meslek Lisesi, Niğde Meslek Yüksek Okulu ve Çukurova Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünden mezun oldu.
1974 yılında Yeşil Bor gazetesinde Köşe yazıları ve şiirleri yayınlanmaya başladı. Niğde'nin sesi, Niğde Hamle, Niğde Hasret, Yeşil Bor, Yeni Bor, Niğde Anadolu, Niğde 51, Aksaray Uluırmak, Aksaray Hasandağ, Konya Ereğli, Nevşehir İçanadolu gazetelerinde köşe yazıları ve haber yazdı.
Niğde ile ilgili yayınlanmış beş bini bulan makalesi var. Antalya Baro Dergisi, Özyönetim Dergisi, Demokratik Sol Bildirge Dergisi, Niğdemiz Dergisi'nde yazıları ve Adana Bölge gazetesinde "Kuzeyden Güneye Doğu İlleri" yazı dizisi yayınlandı.
Değişik Meslek dergilerinde de yazıları çıktı. Hürriyet, Cumhuriyet, Güneş, Günaydın gazeteleri Niğde ve Bor Muhabirliği yaptı. Kumar, Kader, Bizim Ramazan hikaye denemeleri ve "Lafola" şiir kitabı Ve Bor Şehri kitabı yayınlandı.
Turizm Yazarları Derneği ve FİJET üyesidir. Ayrıca 1980 öncesi Adana Disk Tekstil Sendikası Çukobirlik Şube Başkanlığı, Niğde Derneklerinde yöneticilik görevlerinde bulundu. Tekstil, Otomotiv, Gıda Şirketlerinde üst düzey yöneticilik yaptı. Tülin Gürer ile evli Övgü ve Lütfi Övünç adı ile iki çocuk babasıdır.
Niğde Anadolu gazetesi, Niğde Hamle gazetesi, Yeşil Bor gazetesinde, Niğde Haberci, Kent Haber, Niğde haber ve ONURLU HAMLE'DE yazmaya devam ediyor.
KAPADOKYA BAŞKENTİ NİĞDE
İL İL TÜRKİYE